Şükredenlerin Hamd ettiği gibi bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah’a Hamd eder, Hamd edenlerin Şükrettiği gibi O’na Şükrederiz. Salat ve Selam bütün alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) üzerine olsun.
Kalp için tevhid alanından daha üstün ve daha yararlı başka bir alan yoktur. Zira kalp bu alanda özgürce dolaşır, kendisi için dersler çıkarır; böylece isim ve sıfatlarını anarak Mevla’sına kulluk eder. Allah Teala aziz kitabı Kur’an da zatını en güzel adlarla adlandırmış, kendisini en güzel niteliklerle nitelemiş ve şöyle buyurmuştur:
“İsimlerin en güzeli Allah’ındır. Öyleyse O’na bunlarla dua edin. O’nun isimlerinde aykırılığa ve inkara sapanları bırakın. Yapmakta oldukları dolayısıyla yakında cezalandırılacaklardır.” (Araf,180)
Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde Yüce Allah’a benzeyen hiçbir varlık yoktur. Biz O’na, O’nun kendisini bize tanıttığı şekilde inanırız. O kendisini bize şöyle tanıtır: “O’nun benzeri gibi olan hiçbirşey yoktur. O işitendir, görendir.” (Şura,11)
Bizler Yüce Allah’ın bizim kendisini nasıl tanımamız gerektiğini belirttiğine inanıyoruz. Zira O, şöyle buyurur: “De ki: “ Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı? (Bakara,140)
Dolayısıyla Allah’ın bazı sıfatlarını nefiy/yok saymak, teşbih/benzetmek, ta’til/geçersiz saymak, tevil/başka şekilde yorumlamak veya örneklendirmek mümkün değildir. Zira Allah’ın sıfatlarını belirten ayetler müteşabih (anlamları bilinmeyen, kapalı) değildirler. Bütün sıfatların anlamı özetle selefin şu sözünde toplanmıştır: “İstiva malum, keyfiyet meçhuldür.” Yani Allah’ın sıfatlarına olduğu gibi inanır, bunların keyfiyetlerini Allah’a havale ederiz.
Allah’ın zatını düşünme girişimlerinden tamamen uzaklaşmak ve sadece bu isimlerle O’na nasıl ibadet edilebileceğini araştırmak. Rivayet edilen bir hadisi şerifte Hz. Peygamber şöyle buyurmaktaddır: “Allah’ın nimetleri konusunda düşününüz, O’nun zatı hakkında düşünmeyiniz.” Zira yüce Allah hiç kimseye benzemediği gibi hiç kimsede O’na benzemez. Şöyle buyuruyor yüce Rabb’imiz: “O’nun benzeri gibi olan hiçbirşey yoktur. O, işitendir, görendir.” (Şura,11)
“Allah’ın yüzden bir eksik, doksandokuz ismi vardır. Kim onları ezberler ve sayarsa cennete girer. Allah tektir, tek olanı sever.” (Buhari, 6410; Müslim, 2677)
Hadiste geçen “ezberleyen ve sayan” cümlesinden maksat, sadece bu isimleri ezberleyip saymak değil; o isimlerle Allah’a kulluk etmek, dua etmek ve gerekleriyle amel etmektir. Çünkü iyi kötü her insan bu isimleri kolaylıkla ezberleyip sayabilir ve sürekli tekrarlayabilir. Ancak onların gerekleriyle amel etmek, saymak kadar pek de kolay değildir. Nice Kur’an okuyan kimseler vardır ki, etkisi onların boğazlarından aşağıya inmez. Nice namaz kılanlar vardır ki, yorulmak kendilerine kar kalır. Bir başkası tuttuğu oruçtan aç ve susuz kalmaktan başka bir şey kazanamaz. Bu isimleri ezberleyip saymak da aynen böyledir. Önemli olan bu isimleri ezberlemeye, her zaman okumaya ve gereklerini yerine getirmeye çalışmak. Bu isim ve sıfatlarla amel etmek, onları sadece ezberleyip okumaktan daha önemlidir. Başarıya ulaştıran elbette Yüce Allah’tır.Vesselam…

el-cezeri

Yorumlar kapatıldı.

İman Ve Hayat | Tüm hakları saklıdır.